olmadı be sevgiliii kimse sen gibi olmadıı - Blogcu
olmadı be sevgiliii kimse sen gibi olmadıı
4/4/2008 - sana beni sev demiyorummm
sana beni sev demiyorum, yalnizca yüreginden bir parça ver, oraya sevgi tohumlarini ekmesini, ben beceririm... sana hep yanimda ol demiyorum, yalnizca yüreginden bir parça ver, oraya sokulup ayrilmamayi, ben beceririm... sana şarkilarla beni söyle demiyorum, yildizlara baktiginda beni gör orada demiyorum, demiyorum işte, anlasana! korkmasana.. bana yüreginden bir parça ver, kendi bestemi bulmayi, ben beceririm... bana yüreginden bir parça ver, yildizimi bulup aglamayi, ben beceririm... ölürken beni sayikla son nefesinle demiyorum, bana yüreginden yalnizca bir parça ver, oraya gömülüp, seninle birlikte toprak olmasini, ben beceririm
Git, Git, gidebildiğin kadar uzaklara git… Gözüm görmesin, melek sandığım o şeytan yüzünü, Sen küçük, kaçamak sevmelerin adamısın… Böyle derin sevdaları taşıyamazsın….. Yüreğime zehir akıtan, yılan tıslaması sesini de beraber götür. Yaşadığım bu şehirde, sana ait hiçbir şey, hiçbir şey kalmasın… Topla git artık, hayasızca etrafa saçtığın yalanlarını, Git, ardına bakmadan git… Benden uzak, yolun açık olsun…
Git, gidebildiğin kadar uzaklara git…Giderken, yüreğime sapladığın hançeri de çekip al, Al, akan kanıma aldırma, göz yaşlarım kadar akmaz… Yalanların kadar, kurşun bile canımı yakmaz… Yanılıp, senden sonraki halimi düşünme sakın, Sarrafın, tenekeyle işi olmaz… Git, ardına bakmadan git, Benden uzak, yolun açık olsun…
Git gidebildiğin kadar uzaklara git… Ellerimdeki sıcaklığını, terime karışan terini, Her satırı yalanla dolu mektuplarını da al, Al, kalmasın bende resmin, ne de sevdiğim o kokun. Üzerimdeki bakışlarını da çekip al, İstemem hayalini çık git rüyalarımdan, Sarraf, tenekenin ayarına bakmaz… Git, ardına bakmadan git, Benden uzak, yolun açık olsun…
Git, gidebildiğin kadar uzaklara git…Yıldızlardan öte, kainatın öbür ucuna git, Gözüm görmesin, mahşerde bile çıkma karşıma… Sesini duymazsam, yüzünü görmezsem, Alışırım yokluğuna, dayanırım belki hasretine… Böyle seveceksen, acıtacaksan canımı Her gün fosforlu yalanlarla, Donduracaksan kanımı… Git, ardına bakmadan git, Benden uzak, yolun açık olsun…
Bütün söylemek istediklerim sıralandılar şimdi tek tek karşıma …. Her defa dilimin ucuna gelipte sustuğum zamanlar…. Geride bıraktığım ve asla tekrarı olmayan …..neler demek istedim bir bilsen ….yaklaştığımdan mı biraz sonlara yoksa daha fazla düşündüğümden mi bilmiyorum ….kaybettiklerimi tartıyor bu gece terazi…. Bizden alınanları düşüyorum …. İstemeden ördüğümüz duvarlar geliyor gözümün önüne….neden demeyi sorgulamaktan yoruldum beklide….. keşke becerebilseydim bende geçmişin üzerini perdelemeyi…. Sanma kızgınlığım var …. Kabullendim bazı şeylerin ağır bedellerini ödemeyi…bugünlerde biraz daha fazla seviyorum seni…. Gücünün sıcaklığına en çok ihtiyaç duyduğum zamanlar kayıyor üzerimden….ve hayat sormuyor bana istediklerimi sen gibi….sunmuyor bana gümüş tepside yaşadıklarımı… aslında biliyor musun daha iyi anlıyorum seni…. Yapmak istediklerin ama sınır dışı edilmiş hayallerini… kurbandı lazım belki de gelecek için ve sana da sorduklarını sanmıyorum seçimleri…. Yanındayım birkaç gün ….özlemişim bende sen gibi…. Ne çok isterdim zamanı eskisi gibi seninle tüketmeyi…. Çok belli etmezdin de sevgini; bir bakınşın anlatırdı sevdiğini….. tek erkektin hayatıma giren ve hala hayatımın tek erkeği…. Güçlüydün ve her şeye karşı durmanı severdim en çok …. Ağlarken hiç görmemiştim seni…. Bazen kırılırda bir parçam ıslanırsa yüzümün çehresi, istemezdim öyle görmeni…… hep güçlü olduğumu bilmeni istediğim gibi ….. Sorsalardı ister misin diye bu günleri_?kabul eder miydim ,bilmiyorum …. Bekleme salonu suskunluğunda bir karanlığın içinden yazıyorum cümlelerimi…..isterdim şimdi eski günlerin neşesini, uzun akşamlarımızı….. olmadık şeylere güldüğümdeki kızışlarını……
29/3/2008 - anne bu gece yüregine sıgınabilirmiyimm
Ellerime baktım
Hala yumuşak ve kar beyazı. Ne değişmişti?
Annem derdi ellerime dokunup; ‘yumuşak bir kalp, her sabah beyaz yağmurlarda yıkanan bir masumluk…’ Söylesene annem ne değişti.
Sen diyordun yüreği güzel olanlar mutlu yaşarlar diye. Yoksa kötü müydüm ben annem.
Mutlu değilim be annem. Her gece yıldızları yorgan gibi üstüme örtüp gecenin soğuk sularında boğuluyorum. Haberin var mı annem? Alfabemi değiştirdim ben bütün tabularımı yıkıp. Artık sesli, gökyüzünü delen kelimelerim yok benim. Anlamsız, nedensiz, öksüz kendi kendilerine küsmüş harflerim var…
Duydun mu annem beni? Notasız, umutsuz müzikler dinliyorum. Ruhum rahatsız olmuş dünyanın satılık müziklerinden, yasakladı notalı ve umutlu müzikleri…
Annem yüreğim yanıyor. Mevsimlerimi yakıyorum her gece ruhumun ağlayışına. Ne kış var hayatımda ne yaz… Öyle soluk, öyle boğuk…
Gülüşlerimi anlamlı cümlelerimle yolcu ettim. Sevinçlerim arkalarından ağıt yaktılar. Ağlama ne olur anne yakma canımı. Gözyaşlarımı yalnızlığıma bağışladım ağlayamam da seninle.
Annem bir avuç sevgiye ihtiyacım var Yarım kalmış öykülerden geldim Kapısı kapalı masallarda yaşadım
Bu gece ellerini saçlarımda gezdirir misin? Bu gece kollarında uyuyabilir miyim? Anne bu gece yüreğine sığınabilir miyim?... Ellerime baktım
Hala yumuşak ve kar beyazı. Ne değişmişti?
Annem derdi ellerime dokunup; ‘yumuşak bir kalp, her sabah beyaz yağmurlarda yıkanan bir masumluk…’ Söylesene annem ne değişti.
Sen diyordun yüreği güzel olanlar mutlu yaşarlar diye. Yoksa kötü müydüm ben annem.
Mutlu değilim be annem. Her gece yıldızları yorgan gibi üstüme örtüp gecenin soğuk sularında boğuluyorum. Haberin var mı annem? Alfabemi değiştirdim ben bütün tabularımı yıkıp. Artık sesli, gökyüzünü delen kelimelerim yok benim. Anlamsız, nedensiz, öksüz kendi kendilerine küsmüş harflerim var…
Duydun mu annem beni? Notasız, umutsuz müzikler dinliyorum. Ruhum rahatsız olmuş dünyanın satılık müziklerinden, yasakladı notalı ve umutlu müzikleri…
Annem yüreğim yanıyor. Mevsimlerimi yakıyorum her gece ruhumun ağlayışına. Ne kış var hayatımda ne yaz… Öyle soluk, öyle boğuk…
Gülüşlerimi anlamlı cümlelerimle yolcu ettim. Sevinçlerim arkalarından ağıt yaktılar. Ağlama ne olur anne yakma canımı. Gözyaşlarımı yalnızlığıma bağışladım ağlayamam da seninle.
Annem bir avuç sevgiye ihtiyacım var Yarım kalmış öykülerden geldim Kapısı kapalı masallarda yaşadım
Bu gece ellerini saçlarımda gezdirir misin? Bu gece kollarında uyuyabilir miyim? Anne bu gece yüreğine sığınabilir miyim?...
Bilseydim dinler miydim seni...! Geçmişimden koparıp, beni alıp gitmene izin verir miydim...! Görseydim, eğer sonunu görseydim... Başlamadan daha, orada dur derdim...! Bilseydim, eğer sonunu bilseydim... "Sevme bırak" derdim...! "Sevme, uzak dur"...!
Geldiğin gibi de gittin ansızın bir gün... Sensizliğe alışmak daha zordu yalnızlığa alışmaktan... Şimdi öznesi sensin cümlelerimin, yüklemleri yok...
Sensiz günüm zordu zaten, bir de sen geldin üstüne... Yokluklarım yetmezmiş gibi, sen de eklendin üstüne...
Ben zaten bunları sen olmadan da yaşardım... Ne gerek vardı sana, sensiz de yalnız kalırdım... Ben zaten sen olmadan da ağlardım isteseydim eğer... Ne gerek vardı sana...!
Hiç bir ağaç bahar gelince saklamaz çiçeklerini gökyüzünden. Hiç bir çiçek kollarını kapatmaz Ona koşup gelen arıya. Kollarını kapattın, çiçekleri sakladın sen Umuttun sanıyordum, Unuttun sen.
Şimdi hangi toprağı avuçlasam, İçinden yol arayan bir solucan çıkıyor. Ve hangi denize taş atsam, Gidip masum bir yunusu vuruyor. Yollarımı tıkadın, Hedefimi şaşırttın sen Umuttun sanıyordum, Unuttun sen.
Artık kaç intihar öldürür İçimde ölümsüzleşen seni. Ve hangi mezar kucaklar Böyle nefes alırken beni. Şu yıllardır can kusan ruhumun ciğerine Taptaze, mis gibi bir nefestin sen Umuttun sanıyordum, Unuttun sen.
Şimdi hangi büyücü fayda eder Senden büyülenmiş gözlerime. Ve kaç bin kırbaç kar eder Sensiz küfürle dolmuş sözlerime. Yıllardır yazdığım aşk tezimi Sayfa sayfa çürüttün sen. Umuttun sanıyordum, Unuttun sen.
Artık hangi dağda arayayım Gönlümün kırlarına yeni bir ceylan. Gözyaşlarım yüzümün yamaçlarında Damla damla heyelan. Şu cehennem gibi yanan yüreğime Bembeyaz, sepserin bir buluttun sen. Umuttun sanıyordum, Unuttun sen. Unuttun sanıyorum, Umuttun sen...